Dispute Resolution

Turkey: Recognition of Foreign Arbitral Awards

The Convention on the Recognition and Enforcement of Foreign Arbitral Awards (New York, 1958) (“Convention“) sets out rules to ensure that parties subject to the jurisdiction of a country which is party to the New York Convention have their arbitral awards recognised in all respects in the same manner as a domestic award.

Enforcement of foreign arbitral awards in Turkey

The Convention was ratified by Turkey on 2 July 1992, and sets out common legislative standards for the recognition of foreign arbitral awards. Pursuant to the Convention, parties are entitled to have their awards recognised and made capable of enforcement in their jurisdictions as if the awards were domestic. As per Art 90 of the Turkish Constitution, international treaties hold equal status with domestic laws; which means that the Convention has to be applied and respected by Turkish Courts in the same manner as domestic laws. For contracting states that are not parties to the Convention or any other relevant international treaties, Turkey’s International Private and Procedure Law (“IPPL“) (Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun) No. 5718 dated 12 December 2007, applies. This law provides similar rules, regarding recognition, as the Convention.

Application of the Convention

In order to enforce an arbitral award in Turkey, the award must first be recognised by Turkish Courts. If the award is granted by another contracting state of the Convention, the Convention will be applied.

Accordingly, a petition is required to be submitted to the competent Turkish court with (i) the original arbitration agreement or its duly authorised copy and (ii) the duly authenticated original award or its duly certified copy.

Due to the principle of provision of revision au fond1, Turkish courts may only assess whether the requirements specified under the New York Convention have been fulfilled or not. Turkish courts cannot examine the merits of the underlying dispute settled by the award.

If the party against whom the award is being invoked challenges the attempted enforcement for one of the limited reasons provided by Art V of the New York Convention, the Court may refuse to recognise and enforce the award. These reasons include:

(i) one of the parties was incapacitated,

(ii) the arbitration clause or agreement was invalid,

(iii) one of the parties was not properly defended during the arbitral process,

(iv) the arbitral award is not yet final,

(v) the arbitral award resulted from a dispute not contemplated by or not falling within the terms of the submission to arbitration, or containing decisions on matters which are out of the submission’s scope,

(vi) non-compliance as far as the composition of the arbitral authority, or the arbitral procedure, or with the agreement between the parties or the law is concerned.

If the competent authority in the country where recognition and enforcement is sought realises that (i) the subject matter was not arbitrable or (ii) enforcement of the award is contrary to public policy, the court may also refuse to recognise and enforce the award.

In Turkey, the decision of a court regarding enforcement a foreign arbitral award may be appealed to the Supreme Court in accordance with the general provisions of Turkish law.

In practice, recognition lawsuits generally last for a period of between one and a half to two years. Once recognised, the foreign award has status equal to a Turkish arbitral award.

Litigation costs

Although courts may not re-examine the merits of a foreign arbitral award, court fees generated during a lawsuit for recognition are calculated as if such an examination were performed, calculated as 68.31 % of the disputed amount. However, some Turkish courts impose a much lower fixed application fee of approx TRY 250 (approx EUR 80).

Without getting into the merits of the award, foreign awards may be recognised and enforced in Turkey as per the rules of the New York Convention, which show similarities with the rules of International Private and Procedural Law.

1
Revision au fond is a general principle in international arbitration which precludes courts from reviewing the substance of the award rendered by arbitral tribunals.

Türkiye: Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında Sözleşme (New York, 1958) (“Sözleşme“), New York Sözleşmesi’ne taraf olan ülkelerin hakem kararlarının yine Sözleşme’ye taraf olan bir başka ülkede adeta tenfiz talep edilen ülkede alınan yerel bir karar gibi icra edilmesi ile ilgili kuralları düzenlemektedir.

Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de uygulanması

Sözleşme, Türkiye tarafından 2 Temmuz 1992 tarihinde kabul edilmiş ve yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından ortak yasal kuralları belirlemiştir. Sözleşme uyarınca, taraflar kendi hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından yetkili olacak ve yabancı kararları kendi ulusal kararları gibi uygulayabileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90’ıncı maddesi uyarınca, uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde sayılmaktadır; başka bir ifadeyle Sözleşme Türk Mahkemeleri tarafından ulusal kanun gibi değerlendirilecek ve uygulanacaktır. Sözleşme’ye ya da diğer herhangi bir uluslararası sözleşmeye taraf olmayan ülkeler bakımından 12 Aralık 2007 tarihli ve 5718 sayılı Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’u (“MÖHUK“) uygulanacaktır. Bu kanun tanıma ve tenfiz bakımından Sözleşme ile benzer hükümlere sahiptir.

Sözleşmenin uygulanması

Bir hakem kararının Türkiye’de uygulanabilmesi için, kararın öncelikle Türk Mahkemeleri tarafından tanınması ve tenfizi gereklidir. Karar Sözleşme’ye taraf olan bir başka ülke tarafından verilmişse, Sözleşme hükümleri uygulanır.

Bu doğrultuda, yetkili Türk mahkemesine (i) tahkim sözleşmesinin aslını ya da usulüne göre onanmış suretini ve (ii) hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslını veya usulüne göre onanmış suretini içeren bir dilekçe sunulmalıdır.

Esastan inceleme yasağı prensibine1 göre Türk mahkemeleri yalnızca New York Sözleşmesi ile belirlenen gerekliliklerin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin incelemede bulunabilirler. Türk mahkemeleri uyuşmazlık konusu olayın esasına dair incelemede bulunamaz.

Aleyhine hakem kararı verilen tarafın, New York Sözleşmesi’nin 5’inci maddesinde sınırlı olarak sayılmış nedenlerden birine dair talepte bulunması halinde, mahkeme yabancı hakem kararını tanınması ve tenfizi talebini reddedebilir. Bu nedenlerden bazıları aşağıdaki gibidir:

(i) taraflardan birinin ehliyetinin bulunmaması,

(ii) tahkim şartı ya da sözleşmesinin geçersiz olması,

(iii) taraflardan birinin tahkim sürecinde usulüne uygun olarak savunmasının alınmamış olması,

(iv) tahkim kararının henüz kesinleşmemiş olması,

(v) tahkim kararının tahkim sözleşmesinde veya şartında belirtilmemiş olan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, ya da tahkim sözleşmesi veya şartının kapsamını aşan hükümleri içermesi,

(vi) tahkim heyetinin oluşumunun veya tahkim prosedürünün tarafların sözleşmesine veya tahkim yeri hukukuna aykırı olması.

Aynı şekilde tanıma ve tenfiz için başvurulan ulusal yetkili makamı (i) ihtilaf konusunun tahkime elverişli olmaması ya da (ii) kararın uygulanmasının kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu fark etmesi halinde kararın tanınması ve tenfizi talebini reddedebilir.

Türkiye’de, yabancı bir hakem kararının tanınması ve tenfizine dair verilen mahkeme kararına karşı Yargıtay’a temyiz yoluna başvurulması mümkündür.
Uygulamada, tanıma ve tenfiz davaları genellikle bir buçuk yıl ila iki yıl arasında sonuçlanmaktadır. Kararın tanınması ve tenfizi halinde karar, Türk mahkeme kararı hükmünde sayılacaktır.

Yargılama giderleri

Her ne kadar mahkemeler yabancı hakem kararlarını esastan inceleme yetkisine sahip olmasalar da, tanıma ve tenfiz davalarında mahkeme harçları adeta esasa dair yeni bir inceleme yapılıyormuş gibi değerlendirilmekte ve başvuru sırasında dava konusu değerin %68.31’i oranında harç ödenmektedir. Ancak bazı mahkemelerde başvuru sırasında yaklaşık 250 TL (yaklaşım 80 Avro) gibi çok daha düşük maktu başvuru harcı alındığı görülmektedir.

Yabancı hakem kararları, esasa dair inceleme yapılmaksızın New York Sözleşmesi kuralları doğrultusunda Türkiye’de tanınıp tenfiz edilebilir. Bu durum Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu kuralları ile benzerlik göstermektedir.

1
Esastan inceleme yasağı uluslararası tahkimin genel prensiplerinden biri olup kararı uygulayan ulusal mahkemelerin uyuşmazlık konusu olayı yeniden esastan değerlendirmelerini yasaklar.